Ana Sayfa · Köşe Yazarları · Dost Siteler · Haber Katagorileri
Ana Menü
Ana Sayfa
Köşe Yazarları
Düğünler Takvimi
Komşularımız
Dost Siteler
Haber Katagorileri
Bize Yazın
Site İçi Arama
Makale Gönder
Haber Gönder
Yararlı Linkler

***KÖPRÜLÜ***
Köprülü Tarihçesi
Köprülüler Rehberi
Köprülü Belediyesi
Köprülü Derneği
Köprülü Tlf.Rehberi
Geleneklerimiz
Manilerimiz
Hastaneler Rehberi
Dêngbej Dinle
Kürtçe Dinle
Kuran Dinle
--------
Ziyaretçi Mesajları
***Resimler **
2008 Videoları -1-
2008 Videoları -2-
2011 Videolar
**Sanal Mezarlık**
Nostalji-1-
Nostalji-2
Anadolu kızları video
En Son İnceleme
Ardahanın Yolları - ...
KÖPRÜLÜ YAYLASINDA B...
Yeni Kanun İle Bilme...
YURT DIŞINDA BULUNAN...
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENL...
Anket
Sitede Yayınlanan resimlerden memnunmusunuz?

Evet

Hayır

Ankete katılabilmek için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Son Fıkralar
Toplam Fıkra -=[23]=-
Yanlış E-Mail
Eyi ki Dik Geldi
Bir Kuru Bir Pilav
Hasta Şikayeti
Poposunda Ne Kalmış?
Bugün Doğan Üyeler
ferman
FOTO LİMON

OLİMPİYAT

Aras Catering

Yeşil Göle

NAKLİYECİ

Sarıkamış'a dönüşü olmayan yolculuk

Sarıkamış'a dönüşü olmayan yolculuk
Mustafa KÜPELİ




Bildiğiniz gibi Türk Savaş tarihinin en üzücü olaylarından biri olan Sarıkamış
dramının 93. yıl dünümü bir etkinlikle yine hüzünle anılacak. Yine Bardız’dan
Kızılçubuk’tan başlayan bir tahruz öyküsü yürekleri dağlayacak. Komutanlar;
Öğrencilerin kardan yaptığı şehit siluetlerine bakarak vatan için seve seve can
veren vatan evlatlarının kahramanlığını anlatırken akıp giden gözyaşları yine
sel olup akacak.



Askeri kırdıran Enver Paşa yönetimindeki Osmanlı ordusu daha Kars'a ulaşmadan
Allahüekber Dağları’nda, Soğanlı Dağı’nın eteğinde Şenkaya'ya yakın Bardız
Deresi'nde, Çil Horoz Dağı’nda, Çakır Baba'da donarak şehit oldular. Asıl donma
zirveye yakın yerde Taht yaylalarında oldu. Bu harekâtın askeri açıdan, teknik
açıdan vebalı büyüktü. Sarıkamış harekâtından sonra geride ağıtlar, figanlar ve
bugün bile başımızı ağrıtan sorunlar kalmıştır. Enver Paşa’nın adamları 20 yıl
gazetecileri bölgeye sokmamıştır. Bu yüzden savaşın bütün tanıkları yok olmuş.
Kimi der tek kurşun atmadan 90 bin asker şehit verilmiş. Kimi der 70 bin, kimi
der 60 bin, tarihçiler tarihsel bir sorumluluğu yerine getirmek için yarım asır
sonra kaleme alınca Sarıkamış tarihi dramı böyle eksik bazen de yanlış
yazılmıştır.



Bilindiği üzere Birinci Dünya Savaşı sırasında ilan edilen seferberlikle, eli
silah tutan her Türk askere alınmış ve özellikle bu askerlerden Sarıkamış
Harekâtına katılanların çok büyük bir kısmı geri dönmemiştir.



Seferberlik sonrasında, her köyde bir muhtar ve bir imam kalmış geride zuhur
eden cenazeleri kaldırmak için bile çoğu kere yeterli cemaat bile bulunamamış.



Aslında Sarıkamış Harekâtı Mehmetçiğin 15 gün süren, geri gelmemek üzere bir
ayrılık yürüyüş öyküsüdür.



Sarıkamış on binlerce vatan evladının buz tutmuş feryadı, kalanların ise
ağıtlarına, yanık türkülerine dönüşmüş bir kahramanlık destanıdır.



Sarıkamış; birçok kişinin içinde gizli gizli kanamakta olan yarayı açığa vurup
93 yıl gizli sırların açıldığı tarih sayfasıdır.



Yaşar Kemal 1943 yılında derlediği, "Ağıtlar" kitabında Sarıkamış’a büyük yer
vermiş. Bu kitap birçok yabancı dile çevrilen "Kimsecik", daha sonra da "Fırat
Suyu Kan Akıyor Baksana" romanlarında Sarıkamış'ı insanın içini burkan bir
acıyla şöyle anlatmıştı.

Yazın köylüler ağaçların tepelerinde top arabaları ve insan cesetleri
görüyorlar, bunların oraya nasıl çıktığını merak ediyorlardı. Oysa top arabaları
ve askerler ağaca çıkmamış, karla kaplanmış olan ağacın tepesinde kalmışlardı.
Kar eriyince de böyle akıl dışı bir görüntü çıkmıştı ortaya.



Sarıkamış Harekâtı'nın 92. yıl dönümü nedeniyle Kars Sarıkamış'ta 90 bin Şehidin
Anma törenine katılan Meclis Başkanı Bülent Arınç ile Kültür Bakanı Atilla Koç;
bir asır sonra şehitlerin farkına varmanın acısını içinde hissetmiş. Göz ardı
edilen şehitlerin mahcubiyeti karşısında gözyaşlarını tutamamışlar.



Sarıkamış; Türk halkına kahramanlıkları zaferlerle birlikte acılarda
yaşatmıştır. Yemen´in kavurucu sıcağından, Sarıkamış´ın dondurucu soğuğunda
yazlık elbiseyle donup çarıksız yitip giden körpe fidanların hikâyesinin
yazıldığı yerdir.



Sarıkamış; Türk halkı ve askerinin en zor şartlarda vatanı için neleri göze
alabileceğinin abideleşmiş bir sembolüdür.



Anadolu’da yapılan savaşlar sonrasında gördüklerinden dehşete kapılmış, yüreği
kanayarak ağıtlar yakıldığı yerdir Sarıkamış.



Anadolu toprakları halklara yurt olalı, nice yıkımlar, zulümler, acılar görmüş,
acıların bıraktığı derin izler bugünlere kadar gelmiştir.



Anadolu insanı da toprağı gibi acılarla yoğrulmuştur. İşte onun içindir ki,
Anadolu'da acının tarihi kadar ağıtların tarihi de eskidir. Cümlelerin arasına
karışan ve acıyı belirten Ağıtlar gerçek olaylara dayanır. Kimi zaman
çaresizliğin dili olur ağıtlar... Hepsinin bir öyküsü vardır Sarıkamış gibi.



Kimi zaman halkın, önderlerine duyduğu sevginin, saygının, bağlılığın dili olur
ağıtlar. Sarıkamış’taki acılar tek bir kişinin değil, bütün bir Türk halkının
acısıdır.



Kayseri'den Çanakkale'ye, Amasya'dan Çorum'a umudunu kesen anaların, gelinlerin
ağzından onlarca Sarıkamış ağıtı yakılır.



Bu yüzden Sarıkamış çok dilli öykülerin, türkülerin, ağıtların mekanıdır.



Bakın Musa Eroğlu’nun yürekleri yakan “Sarıkamış Ağıtı”nda



Sarıkamış Altın Bulak

Soğanlı'yı biz ne bilek

Bizim uşak göycek gezer

Ağca zıbın, kara yelek




Türk halkının hüznüne akıl erdiremeyenler, Türk tarihinin bu acı sayfalarını
yeterince bilmeyenlerdir. Türk halkının acısına dayanamayacağı birçok hadisenin
en acı olanlarından biridir Sarıkamış.



Necip Topuz şöyle der; ''Yemen'de kızgın çöllerde, Çanakkale'de derin sularda,
Sarıkamış'ta dondurucu soğukta yitip giden Anadolu çocuklarının hikâyesini
barındırır. Bu yerler aslında bir imparatorluğun ayakta kalmak ve yaşamak için
son çırpınışlarının adıdır. Koca çınarımız, içinden kemiren kurtlar, gövdesini
kesmeye çalışan düşmanları yüzünden çatırdayarak yıkılırken, çıkan feryadın
adıdır. Yemen, Çanakkale, Sarıkamış... Acımız derindir, hüzünlüyüz, kalbimizde
bir burukluk var.''



####Sarıkamış gazilerinden Balıkesirli Mehmet oğlu Ahmet Ağa şöyle anlatıyor;

24 Aralık’ta Sarıkamış’a doğru yürüyüşe geçen askerlerimiz, gece dağa tırmanmaya
başladılar. Şiddetli soğuk, korkunç tipi altında, gecenin karanlığında
birbirlerine tutuna tutuna, karlara bata çıka yol almaya çalıştılar. İliklerine
kadar titreten tipinin şiddeti karşısında üzerlerindeki soğuk yüzü görmemiş
yazlık kıyafetleri ile yürüdüler. Yol yokuş bitmek bilmiyor, kara saplanmış
ayaklara geçit vermiyordu. Yol bitmeli, kar aşılmalıydı, nasılsa her gecenin bir
sabahı vardı.

İşte, bu gece yürüyüşü sırasında önce gözler donmuş, kör olduğunun kimse farkına
varamamış. Sabahın ilk ışıklarını görememiş, hala gece karanlığı devam ediyor
zannetmişlerdi. Yüreklerinin aydınlığında yürümeye çalışmışlar... Yollarını
aradılar, karlara saplandılar ve geride kalmaya başladılar...

Geride kalanlar yavaş yavaş donuyordu. Kapkara gecenin sabahını göremediler...

Sağ kalan birkaç asker için bir daha sabah olmadı. Sarıkamış’a yaklaştıklarında
kar erimemiş ama onları eritmişti...

Soğuğa birde açlık eklendi. Erzak getiren birliklerin askerleri de donarak
öldüğünden, açlık sağ kalanları da perişan etmişti demişti.



Kahramanların yattığı Allahuekber Dağları Sarıkamış Harekâtı’nda Ruslar’ın eline
düşen esirlerin tren vagonlarının içinde açlıktan bağırarak, feryat ederek
öldükleri anlatılacak.



Uyuz oldun mu her yerin kaşınır. Yakının ölürse yüreğin yanar. Ama yakınını hem
kaybeder hem de mezarının yerini bilmezseniz ebedi bir kayıp için o zaman bütün
vücudun ağlar.



Mezarlarının yerini bilmeyen Sarıkamış’ı, Soğanlıyı, Allahuekberi bilmeyen şehit
yakınlarının sevgisi, sevdası, aşkı azalmak üzereyken bu etkinlikler, buluşma
umutlarını kaybetmeden bütün şehit yakınlarını Sarıkamış’ta buluşturacaktır.



Sarıkamış Şehitleri’nin 93. yıldönümünde saygıyla, acıyla, onurla anıyoruz.



Mustafa Küpeli

mustafakupeli36@gmail.com



 


Yorumlar
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
Yorum Gönder
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Etkinlik takvimi
Aralık 2017  Ocak 2018  Şubat2018
PSÇPCCP
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31     
Sanal Mezarlık

ÖZYURT PANSİYON

Polat Oto

Reklam

Videoları İzle

Yaylaları İzle

Köprülü Yaylası Videoları için tıkla

Giriş
Kullanıcı Adı

Şifre



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya tıklayarak üye olabilirsiniz.

Şifreni mi unuttun?
Yeni bir tane istemek için buraya basın.
Kısa Mesajlar
Mesajınızı gönderebilmeniz için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.

fikri hoca
11/03/2016 19:16
Yüce ALLAH,a duan hastahanede ve evlerinde hasta olan ve şifa bekleyenlere ALLAH Hayırlı şifalar nasip etsin E FİKRİ HOCA

fikri hoca
11/16/2015 10:07
ARZU VE İSTEYİM/ Tüm hastahanelerden ve evlerinden hasta olan bay ve bayan kardeşlerime yüce ALLAH. tan acil şıfalar dilerim.Dermansız hastalık vermesin İNŞALLAH,amin. E İMAM FİKRİ HOCA

fikri hoca
10/18/2015 16:23
Hastahanede veya evlerinde hasta olanlara ALLAH,tan hayırlı acil şifalar dilerim.E İMAM FİKRİ HOCA

fikri hoca
06/26/2015 19:19
tüm hastalara yüce ALLAHtan acil şifalar dilerim E İMAM FİKRİ HOCA